27 Aralık 2009 Pazar

Auld Lang Syne (Frank Sinatra)

Art by armene

Az önce çam ağacımızı süsledik. Işıklar yarına kaldı ama olsun. Bütün heybeti ile duruyor salonda kendisi şu an.

Yılbaşı denilen şey-bir çok şey gibi-insanoğlu tarafından yaratılmış, pratik olarak faydasız kavramlardan olsa da mutlu ediyor insanı. Neden bilinmez, alt tarafı 31 Aralık'tan 1 Ocak'a geçeceğiz; hemen "üüüüüççç çikiiiii biiiir" diye sayalım, içelim, o salak düdüğümsü, nefesle genişleyen şeyleri-bilemedim adını şimdi- üfleyelim falan istiyoruz.

Salakça; ama seviyoruz şimdi yalan söylemeyin. Ben en azından o "Yılbaşı Ruhu" denilen şeyi seviyorum klişeleşmiş "Yeni yıl bize güzel günler getirecek",yok "Savaşlar bitecek", yok "Noelbaba hepimizi kucağına oturtacak" muhabbetlerine rağmen.

Ama bu yıl garipsediğim bir şey var: Etrafta "yıl başı klişeleri"nden pek eser yok bu sene. Ne devasa, yeni yıldan nemalanmaya çalışan "Satın Al!" temalı billboardlar, ne de berbelerin, mahalle kasaplarının bile kara benzeyen köpükle, girilecek seneyi yazdığı dükkan-mağaza camları gözüme çarpıyor bu sene.Garip...

Sözün kısası biz gene "Ebelöy!" "Helezört" diye salak salak eğlenerek, 10'dan geriye anırarak sayıp heyecana kapılarak, önümüzdeki 365 gün ve 6 saatin bir öncekinden biraz daha iyi olmasını dileyerek gireceğiz yeni yıla.

Biraz erken oldu; ama kocaman ağaç kurduk az önce. Yeni yılınız şimdiden kutlu olsun millet.


Not: O değil de ben hiç birinize hediye almadım :)

2 yorum:

Unknown dedi ki...

agac olayi esas christmas filan..

ben agaci aralik basinda kurup ocak sonunda kaldiririm bi de..

TheManWhoPlaysPoker dedi ki...

Yılbaşı dedikleri pek mühim değil..Bu sene de kutlanınca 2010'uncu sefer olacak aynı mesele.Bizden öncekiler de kutladılar,eğlendiler,mutlu oldular,sonra..Sonra öldüler.Ne bir isimleri,ne de bir cisimleri kaldı geriye...İşitenler unutmasınlar,kutladığımız 'yıbaşı' bizim uydurduğumuz 'yıl' ın başıdır aslında.Ademoğlu salık verdi 365 gün 6 saat olsun diye,tıpkı 12 hayvanlısından tutunda , hicrisine kadar hepsine değer biçtiği gibi.Değeri bizler verdik,sonra kendi yaptığımızı kutlamayı adet edindik.Asıl olan,kendi yaptığını kendin kutlamak değil,kutlanacak değerde işler yapmaktır,hep değerli olana,biraz kendinden değer katmaktır...
Nice yıllara..2010 kere aynısı olmuş ise de...

 
Copyright 2009 The Age of Understatement. Powered by Blogger
Blogger Templates created by Deluxe Templates
Wordpress by Wpthemescreator