29 Aralık 2009 Salı

Is this?


İngilizleri filmlerini seviyorum zaten genel olarak. Cesur filmleri ise daha çok seviyorum. This is England, o cesur filmlerden biri.

80 lerin ilk yarısında, Lennon'un "The dream is over" sözünün tüm ağırlığıyla dünyanın üzerine çöktüğü zamanlarda, Thatcher İngilteresinde geçiyor film. Geçmekle de kalmıyor, "Demir Leydi"nin İngilteresi'ni iliklerinize kadar hissettiriyor.

Sefaletle, rüyanın ve güzel günlerin bitişi ile serseme dönmüş, boşluğa düşmüş hakın öfkesi, birlikte yaşadıkları insanlara çarpar, faşizm adayı kasıp kavururken; kamerayı babasını savaşta kaybetmiş 12 yaşındaki Shaun'a doğrultuluyor yönetmen/senarist Shane Meadows.

Film muhteşem müzikleri, doğal-inandırıcı oyunculuğu ve güçlü altmetni ile sizi finale getirdiğinde, "Biz ırkçı değiliz ya, milliyetçiyiz. Milliyetçi olmak, ülkeyi sevmek kötü mü?" adamlarıyla halen, başka bir coğrafyada yaşadığınızı fark ederken vicdanınızla karşılaşıyorsunuz.

Morrissey in sözleri dökülüyor dudaklardan:

"please please please let me get what i want... "

Hiç yorum yok:

 
Copyright 2009 The Age of Understatement. Powered by Blogger
Blogger Templates created by Deluxe Templates
Wordpress by Wpthemescreator